14 Ağustos 2014 Perşembe

Eski Lise Öğrencisi Yeni Tıp Öğrencisi :)

Evet sanırım ki epey zaman oldu hem yazı yazmayalı hemde kendimden bir şeyler katmayalı. Çoğunuzun da bildiği gibi çook zor bir seneyi atlattım. Zor günler geçirdim. Allem ettim kullem ettim benim için dönüm noktası olan liseyi bitirmiş bulundum. Neden dönüm noktası olduğunu az çok tahmin ediyorsunuzdur. Evet kendimi kabullenmem bu yıllar içerisinde oldu. Bu yazıda da lise bana neler kattı nereden nereye geldim onu anlatmak istiyorum :) 4 yılı teker teker inceleyelim istiyorum :)


LİSE 1


Lise 1 ilkokuldan çıkmış lisenin bambaşka bir ortam olduğunu yeni yeni keşfeden bir çocuk salaklığında geçti.
Şöyle şaşkınlıklar oldu. Yurtta kaldığımı önceki yazılarımdan dolayı biliyorsunuzdur zaten. Yurda gittik daha okulun ilk gecesi. Tüm üst dönemler odamıza doluşmaya başladı. Ay ben bir şok :D Her biri gelip bizi korkutuyor bize size şunu yapacağız bunu yapacağız gibi şeyler söyleyerek gözümüzü korkutuyorlardı. Bir tanesi de gelip bize "Hepiniz gay olacaksınız" dedi. Evet burada gay kelimesiyle ilk karşılaşmamı görüyorsunuz. Her neyse gay kelimesini öğrendikten sonra yurtta gay şakalarının epey fazla olduğunu öğrendim. Aman eğildiğini görmesinler hemencicik birisi arkana geçer ve sana bir güzel dayar :D Biraz kaba bir tabir olacak ama taşak avuçlamalar desen bini bin para :D Ama bu şakaları yaparken bir sorun vardı ki bu şakaları yapmak ya da bana yapılması çok hoşuma gidiyordu. Çok etkileniyordum.Biraz utanıyorum ama şaka ayağına iyi götürüyordum çocukları :D Ama görseniz adamlar role kendilerini o kadar kaptırıyorlardı ki görseniz bunlar gay değilde ne derdiniz :D Mesela odamda oturuyorum yan odamdan ah oh sesleri geliyor kalkıyorum bakıyorum biri birini arkasına geçmiş gel git yapıyor :D Öhüm neyse ayrıntıya daha fazla girmeyeyim :D Bu şekilde yani :D Daha sonra gelelim lise 1 de kendimi hetero yapma yolunda neler yaptığıma :) Neler yaptım hep kızlarla görüştüm. Gece ders araları luyordu ben direkt dışarı kızların yanına çıkıp onlarla dolaşıp onlarla muhabbet ederim . Çünkü onlar beni hiç yargılamaz ve kayıtsız şartsız aralarına alırlardı. Erkekler bana devamlı yavşak derlerdi. Bizim dönemin yavşağı olmuştum anlayacağınız. Bir kaç kıza da sahte de olsa aşık oldum :D Kızlara çıkma teklifi ettim kabul eylemedi :D Şimdi diyorum da iyi ki kabul etmemiş. Neyse burada da anlattığım gbi ilk yılım bu şekilde geçti.


LİSE 2


Lise 2 de pek bir değişiklik olmadı desem yeridir. Bu konuda sadece hetero olma yolunda baya bir ilerlemiştim :D Nasıl yaptım diye soracak olursanız şöyle izah edeyim. Artık kızlarla değil daha çok erkeklerle takılmaya başladım. Erkeklerle karı-kız muhabbeti yaptım. Okulun en taş kızı seçmelerinde oy kullandım falan gibi :D Ya ben bunları yapıyordum. Bugüne kadar görmüş olduğum şeylerden de bunun doğru olduğunu düşünüyordum. Ama nedense bir türlü bunun doğru olduğuna kendimi inandıramıyordum. Bu muhabbetlerden kaçınmak için muhafazakarlık rolünü öne çıkarttım. Günah böyle şeyler falan gibisinden.Daha sonra bana ilginç gelen başka bir şey de oda arkadaşlarım yanımda soyundukları zaman gözlerimi onlardan alamamam olduydu. Adamlar daha da ileri gidip yanımda boxerlarını bile çıkarttıydılar ve bu benim acayip hoşuma gitmişti doğruyu söylemek gerekirse. Bu davranışlarda benim kafamda acaba sorusunu bırakmaya başlamıştı. Ama tabi ki her zaman bunu inkar etmiştim. Böyle bir şeyin olmasına imkan yok falan gibisinden. Neyse zaten hetero maceramda lise 2 nin bitmesi ile son buldu. O senenin yazında connected2.me diye bir siteylen karşılaştım. EMinim çoğunuz biliyordur ama bilmeyenler için söyleyeyim. Bu site de hesap açıyorsun ve insanlar karşına anonim şekilde geliyorlar sende onlarla muhabbet ediyorsun. Neyse bende biosuna gay yazan birisine hetero ayağına mesaj attım. Güya empati kurup gay insanları anlayacağım. Ama çocuğun anlattığı her kelime benim kafamda bir dank etkisi bıraktı. Artık o dereceye geldi ki o zaman ben de gayim dedim çocuğa.Ve artık gay part başlamış oldu.Kendimi kabullendikten sonra ilk işim en yakınım dediğim kardeşim dediğim D'ye her şeyi anlatmak oldu. Onunla sözleştik ve buluştuğumuzda ona her şeyi açıkladım. Benim için üzüldü. Neden üzüldü? Çünkü çok zor bir hayatım olacaktı ve ben acı çekecektim. Bunun için üzüldü ama daima yanımda olacağını söyledi bana :) Kontrollü açılma konusunda birde bir yapmıştım mutluydum :D


LİSE 3


Evet bu yıl epeyce önemli bir yıldı. Çünkü kendimi kabullenmiştim ve okula bir gay olduğumun bilincinde olarak ilk defa gidiyordum. Gay olduğumu kabullenince sanki insanlar bana daha farklı davranacakmış gibi geliyordu. Halbuki değişen hiç bir şer olmamıştı insanlarca. Sadece değişen bendim. Aslında değişme de denilemezdi çünkü ben zaten doğuştan hep böyleydim :) Ama artık gay olduğumu bildiğime göre daha dikkatli davranmalıydım. Çünkü bir sürü erkeğin içinde yaşıyordum. Hal ve hareketlerime dikkat etmeliydim ki insanlar gay olduğumu anlamasın ve ben onlardan şiddet dışlanma gibi davranışlar görmeyeyim. Nitekim de kendimi epeyce geliştirdim hetero rolü yapma konusunda. Dışarıdan görseniz benim bir hetero olduğuma kesin inanırdınız. Devamlı erkeklerle takılıp kızlarla da seviyemi korur bir şekilde konuşuyordum. Fazlasını yaptım mı hemen gerekli tepkiyi veriyordu ahlak polisi (!) arkadaşlarım. Başka neler değişti. Artık asla gay şakası yapıdığında katılmıyordum kendimi devamlı çekiyordum. Çünkü etkileniyordum ve yakalanma riskim devamlı vardı. Yanımda soyunan arkadaşlarıma eskisi gibi bakamıyordum. Yani anlayacağınız daha çok hetero gibi davranıyordum. Ama insanlarla o kadar yakın sıcak davranıyordum ki bu sene içerisinde okulun en sevilen insanlarından birisi haline geldim. Artık kim olduğumu biliyor ve ona göre davranıyordum. En yakın arkadaşım da zaten bu konuda bana yardım etti. Özetle okul bitinceye kadar güzel bir seneydi. Ablama açılınca her şey birden karardı. Ablama açıldığımda neler oldu bitti diğer yazılarımda bahsetmiştim tekrar hatırlayıp kendimi üzmek istemiyorum izniniz olursa :( O ablama açıldığım birkaç gün çok zor geçti fakat ertesi sene sınav yılım olduğundan bir sene çenesini kapalı tuttu.Bu arada açılma konusunda ikide bir oranına düştü başarım :/


Lise 4


Bu hayatımın en zor yılıydı. Ama tamamen üniversite sınavımdan dolayı yaşadığım bir zorluktu. Ama gay olma konusunda da en  rahat olduğum senemdi :) Nasıl diyecek olursanız da gene önceki yazılarımı hatırlatmak isterim sizlere. Hani yurttan bir arkadaş (!) beni gay şakası ayağına öpüp sarılıyordu geceleri beraber yatıyorduk ya :D O bakımdan epey rahat ve güzel bir seneydi. En yakın arkadaşımla daha da yakınlaştık. Oda arkadaşımla sevgili yaptım onları :D Ki kendisi dünyanın en homofobik insanlarından biri gibi gözüksede kendisi geçen sene pride a katılmış :D Neymiş efendim ordan geçiyorlarmış o da katılmış :D Geçen üniversitede hangi klüpler katılcan dedim bana LGBT klüplerine katılcam demez mi :o Güya dalga geçiyormuş bak bak bak :D Yemezler canıım :D Neyse işte öyle de bir işe imzamı attım :D Dediğim gibi çok zorlu zamanlarımdı sınav beni epey zorladıydı. Sonucunu aldım efenim çünkü şu an burada bir doktor adayı olarak bulunmaktayım :) Bu senenin sonuna doğru da Mr. Shoulder sayesinde efenim twitter a katıldım. İyi ki  katılmışım çünkü çok daha fazla insanla tanışıp görüştüm. Mesela minik bi WhatsApp grubumuz var. Hatta orada bulunan arkadaşlarımın da bloglarını sizlerle paylaşayım ki onlar da daha çok okunmuş olsun değil mi :) Onlardan birisi çoook sevgili Exodyam . Kendisi dünya tatlısı biraz da manyak bir çocuktur :D Bir başkası ise aramıza yeni katılan canım ciğerim Bay Gay dir efenim. Onları da okuyunuz efendim :) Neyse onların bloglarını da beyan ettiğime göre asıl konuya geri dönebiliriz :) Daha önce de belirttiğim gibi ablam sınav senem olduğu için bir sene boyunca gıkını çıkartmadı sağ olsun. Ama o sene bitti sınav sonuçları açıklandı bir kaç gün sonra baktım ablamdan bir mesaj. Mesaj da "Gayimnevar bana geçen sene bahsettiğin şey hakkında bir gelişme var mı ?" (Adını söylemeye bile utanıyor sanırım kendisi :/ ) Bende dedim ki ablacım üzgünüm ama bu geçebilecek bir şey değil. O da e o zaman biz ne yapacağız Gayimnevar dedi. Bende dedim ki yapacak bir şey yok böyle yaşamaya alışıcam falan filan derken o konu orada kapandı. Daha sonra ben de bu konuda OGBD cimden yardım aldım. Bir kaç bir şey söyledi bende uyguladım ama at gözlüklü bir ablaya sahipmişim yıllarca T_T Ablama gittiğim de kimse yokken yanına çağırdı ve bana bazı şeyler söyledi yani zırvaladı falan. Özet geçecek olursak evleneceksin başka çaren yok. İnsanlar öğrenirse beni silermiş. İşte orda artık ablamın beni eskisi gibi sevmediğini anladım. Artık yanına yaklaşmaya korkar oldum. Sanki yeğenim bile bana karşı soğumuş gibi geliyor :( Üzgünüm ama ablamın hayatı içinde kendi hayatımı mahvedemem. Silecekse yapacak bir şey yok :( Malesef olayın abla cephesi bu şekilde :( Şimdi de bir kaç gün önce açıldığım kuzen cephesinden kısaca bahsedeceğim daha sonra uzun uzadıya bunu da başka bir yazım da paylaşacağım. Kuzenime açıldım ve bana dediği şuydu "Bana sonuna kadar güvenebilirsin. Sana bu konuda elimden geldiğince yadım edeceğim. Üniversitede de çok daha rahat olacaksın emin ol. " Böylece üçte iki yapmış oldum :) Ve bu şekilde günümüze geldik sevgili bloggerlar ve dışarıdan bloguma gelen değerli okuyucular :)


Evet farkındayım biraz uzun bir yazı oldu ama part part yazmak be bileyim istemedim. Çünkü öyle yazıldığı zaman ben meraktan çatlıyorum :D Öyle böyle üniversiteye geçtik işte. Bundan altı yıl sonra hala blogum duruyor olursa üniversiteninde her yılı nasıl geçti anlatırım :D Bir daha ki yazımda görüşmek üzereee :) :* 

18 Temmuz 2014 Cuma

Duygusallı MiM Yapmışlar :o

 Eveeet pas tutmuş Gayimnevar'dan saygılar ve de sevgiler :) 
Neden pas tutmuş ? Çünkü uzun süredir yazı yazmayan ve üniversite sınavı dolayısıyla beyni folofoş olmuş bir Gayimnevar'ım T_T
Bende bir süredir ay bir şeyler yazsam da blogumun yaşadığına dair bir işaret göndersem diyordum ki çok sevgili dostum Exodyam bana bu cici MiM'i yolladı :) Bende böylelikle ne yazsam acep şeysinden kurtulmuş oldum :) O zaman buradan Exodyam'a teşekkürlerimi sunmak isterim efendim :)
Neyse o zaman ben soru-cevaplara başlayayım :)



1) En çok kırıldığın / incindiğin kelime?

Aslında efendim ben çok fazla kırılmam. Kırılmam için çok zorlanmam lazım ki insanlar genelde yapmazlar bana bunu sağolsunlar. Ama gene de beni erinden yaralayan bir kelime var ki bunu hiç bir şekilde yediremiyorum kendime. Bu da 'yazıklar olsun' . Bu söz öbeğini duyduğum ana kan beynime sıçrıyor hatta. En çok annem kullanıyor tabi ki. Çok kavga ettiğimiz oldu bu meselede.

2. Herkesin kullandığı bir kelime olur. Ama senin için bir insan olur. O özel insan o kelimeyi kullanınca alınırsın. Ne düşünüyorsun?

Aslında bu soruya çok cevap vermek isterdim ama malesef öyle bir kelime yok. Hatta özel bir insan bile hiç olmadı hayatımda. O yüzden bu soruya cevap veremiyor hatta özür diliyorum. ( Ay bu da okuldaki biyoloji hocam gibi oldu. Adam boş sıraya çarpıp sıradan özür dilemişti :D )

3. Seni en çok duygulandıran şarkı?

Heh gelelim bu soruya :) Şimdi aslında ben şarkıyı buraya video şeklinde koyacaktım ama telefonun internetinden bağlandığım için çok yavaş falan sorun çıktı ben sadece link bırakacağım :)
Bu şarkı da Hurts-Somebody To Die For olmakta :)

4. Daha önce seni bırakan biri geldi. Senden bir şans istedi ve sen de o şansı verdin. Ama buna rağmen yine bırakıp gitti. Şimdi yine pişman, ne yaparsın?

Ebesinin nikahı derim :D Ay töbe terbiyemi de bozacak bu uşaklar yav :D Hayatta öyle bir şeye izin vermem anacım :*

5. Nefret mi Aşk mı?

Henüz aşkı tatmamış olsam da gene de aşkı seçiyorum çünkü nefret çok kötü bir duygu. Çok nadir kullanırım kendisini ama hiç sevmem .

6. Birinin kalbini kırdığında, gönlünü nasıl alırsın?

Ya aslında elimden ne geliyorsa yaparım yani. Mesela bir keresinde arkadaşımı üzdüğüm için oturup ağlamıştım sonra o da ağlıyon mu len sen diyip beni affetmişti. 

7. Nasıl ağlarsın? Bağırarak mı içine atarak mı?

Çok fazla ağlamam ama ağladığım zamanda böyle sessiz sakin ağlarım böyle hömkürerek değil :D

8. En çok korktuğun şey?

Hayatta en korktuğum şey kesinlikle yalnız kalmak. Bir gün herkes gidecek bir arayanım soranım olmayacak diye korkudan ölüyorum bile diyebiliriz  yani .

9.Ruhun sıkıldığında ne yapmayı seversin? Kendini nasıl sakinleştirirsin?

Yani açıkçası ruhum sıkıldığında şöyle kafamı dinleyebileceğim sessiz sakin bir ortama geçerim. Manzarayı seyrederim ve kendimle konuşurum. ( Hayır şizofren falan değilim :D ) Tabi ki müzik eşliğinde yaparım bunu :)

10. Bazen kızılmasından hoşlanırsın, peki en çok ne için kızılmasından hoşlanırsın?

Ahahah aslında birisini bilerek uyuz ettiğim zaman bana kızması çohoş oluyor ya :D Ama sonra ona sarılıp 'Kızma ya seni bilerek sinirlendiriyorum.' derim ve iş tatlıya bağlanır :)

11. Şiir/Müzik/Öykü/Deneme?

Aslında ben edebiyatı severim ama okulum sağolsun bir ara nefret bile ettirdi ama şu an tekrar barışıyoruz edebiyatla. Ama gene de müziğin önüne geçemez sanırım o yüzden müziği seçiyorum :)

12. En son ne için ağladın?

En son kesinlikle okuldan ayrılacağımız zaman yapılan vedalaşma gecesinde hömkürerek ağladım. Ne yapayım 4 sene boyunca canın kanın olmuş insanlardan ayrılmak çok koydu be :(

13. Birinde hemen etkilendiğin özellik?

Kesinlikle düşünceleri. Bir insan beni düşünceleriyle kendine aşık edebilir bunu buradan açıklıyorum yani :)

14. Dayanamadığın şey?

Ay ben birisinin ağlamasına hiç dayanamaaam :( Oturur onunla beraber ağlarım vallahi. Çok sulu gözümdür aslında ama sık sık ağlamam :) Özellikle şu filmlerdeki ana-baba kaybetme temalı filmlerde çok ağlarım :D

15. En sevdiğin duygu?

En sevdiğim duygu sevmek. İnsanları sevin yahu ne kaybedersiniz :)

Eveeet bir MiM'imizin sonuna daha geldik. Yapım da ve yayında emeği geçen herkeşlere teşekkür ederim anam :) Birine paslama kısmı var ama sanırım paslayacağım kişi kalmadı o yüzden kimseye paslayamıyorum ama varsa isteyen sölesin ben hemencicik ekleyeyim şuracığa :D Öptüm hepinizi anam :)



8 Haziran 2014 Pazar

Soru-Cevap (MiM)

Ay anam MiM'lenmiş miyim ben aaaa :D Bakiim valla MiM'lenmişim :) Ay ilk defa Mim'leneyom :D Tabi bunun için kime tişkür ediyooz ? Tabisi beni cınım Can'a :) Ay vallalı ne heycanlı işmiş bu ya :D Neyse hemen ben MiM'i cevaplandırmaya geçeyim :)






MİM için kural falan yok, sorulara cevap verin, eklemek istediğiniz soru olursa da MİM i cevaplarken sonuna ekleyiverin. Soru çıkarmak yok, cevapsız geçmek yok, eklemek var :P Sizi MİM leyene de bir teşekkür canım. Sonra da 5 bloga postalayın hatta gidin yorum kısmına sana MİM yazdım gel cevapla yolarım falan da diyebilirsiniz. Önceden yollanmış bir bloga "ben de yollıcam hıh" diyerek tekrar yollamayın ki bloglar arasında dolaşım daha fazla olsun.



-Açık ilişki hakkında ne düşünüyorsunuz?


Açık mı ilişki ? A ah yok artık yani :O Ay anam yok gelemem açıklı ilişkilere falan . Benle çıkarken biriylen şaapsın valla çükünü keser eline veririm :D Bu da burdan gelecekteki sefgili adaylarıma bir uyarı niteliğinde olsun :D Gerçi geleceği de yokta neysse bozuntuya vermiyorum .s.s Yani tabi ki bu benim görüşüm :D


-Eşcinseller arasında marka takıntısı var mı? Giyimine özen gösterenler sadece eşcinseller midir? Dar pantolon giyen birisi hakkında hemen eşcinsel bu diye düşünmeli miyiz? Örneğin iç çamaşırı alırken seçimlerine dikkat eder mi yoksa don olsun derli toplu tutsun yeter mi?


Valla marka takıntısı sadece eşcinseller arasında görülmemekle birlikte çoğu insanda var. Bana gelecek olursak hayır benim hiç marka takıntım yoktur.Yani ne biliyim üzerimde hoş duruyosa markasının pek bir önemi yok diye düşünüyorum. Ayrıca çoğunlukla eşcinseller giyimine özen gösterir ama bu heterolar arasında da yaygınlaşmaya başladı. Ama ben hala dar pantalon giyen birini gördüğümde içimden acaba mı diye geçirmiyor da değilim hani :D Zaten yolda yürüken gözüm hep bi dar pantalon arıyor yani :P Yakında insanların totosuna fazla bakmaktaniçeri alınabilirim :D Eveet iç çamaşır olayına gelicek olursak ben içinde rahat olduğum iç çamaşırını giyerim kardeşim. İç çamaşırı takıntım yok yani. Evet rahatıma çok düşkün olduğum doğrudur :D 


-Küçükken bebek oyuncakların var mıydı? Evcilik oynamayı sever miydin? Daha çok kız mı erkek arkadaşın mı vardı?


Ya şimdi benim oyuncak bebeğim olmadı hiç inkar yok :D Benim iki ablam olduğundan onların bebekleri vardı bir iki tane onlarla bazen çok nadir oynardım. Ben zaten oyun oynamayı pek sevmedim Fazla da oyuncağım yoktu. Ben genelde deftere bir şeyler çizmeyi doktor aletleriyle oynamayı falan çok severdim. Evcilik oynama konusuna gelince evet evcilik oynamayı severdim ama baba olmaktan nefret ederdim. Çünkü o zaman bir kadınla evli gibi oluyordum :D O yüzden bende genelde dayı amca falan olurdum :D Vee evet çocukken benim hep kız arkadaşlarım vardı. Erkek toplasan bir iki tanedir. Çünkü kızlarla daha rahat oluyordum. Onlar bana kötü bir şey diyip kalbimi kırmıyorlardı. Mutlu mesut oynumuzu oynuyorduk. Annem çok kez ben kızlarla oynuyorum diye bana kızmıştı. Parka çıkmamı yasaklamıştı. Bana baya cezai işlem uygulamıştı. Tuvalete kitlemek bunların başını çekiyordu :D Şu anı düşünecek olursak hala kızlarla daha iyi anlaşıyorum. En yakın arkadaşım gene kız. Kızlarla muhabbet etmeyi de çok seveyorum :D


-Genelde yabancı müzik mi dinlersiniz? Müzik tarzın nedir? Dans etmeyi sever misin? Bacağını 180 derece ayırarak oturabiliyor musun? 


Genelde değil hep yabancı müzik dinlerim. Çünkü ne biliyim Türkçe müzikler beni pek sarmıyor. Ama dinlediğim Türkçe müziklerde yok değil. Mesela Emre Aydın, Cem Adrian falan dinliyorum arada. Ben bir de Eurovision manyağıyım. Onun şarkılarını dinlemeye bayılıyorum :D Müzik tarzıma gelince belirli bir müzik tarzım yok. Kulağıma hoş gelen müziği dinlerim :D Bunlar abuk sabuk şarkılar olsa bile :D Vee gelelim 180 derece olayına :D Hayır efendim bacaklarımı 180 derece açamıyorum amaaa iki bacağımı birden kafamın arkasına koyabiliyorum. Bunu yapabilidiğimi görenler hayretler içinde kalıyorlar. Çünkü normal bir insan için bile hiçte kolay olmayan bu işi benim bu vücutla yapmam cidden olay. 



-Fantezilerin var mıdır? Bir iki tane serpiştirsene, mesela asansör de ya da paraşütle beraber atlayıp öhüm :S gibi gibi...



Ya açıkcası ben fanteziye kaçan bir kişilik değilim ama şöyle bir şey fena olmazdı. Mesela gece yıldızların altında sevgilinle böle sevimli güreşmeler yapıcağnız sonra birbirinizi öpmeye başlıcağnız sonra düğmeler ve öhö öhö ... Buradan gerisi de malum :D Oraları da ben anlatmayayım :D Olsa olsa bu çıkar benden.



-Ex den next olur mu? :) Sevgili ile arkadaş kalınabilir mi?



Şimdi ben bu konuda ex den next olabileceğini düşünüyorum neden ? Çünkü kardeşim aşıksan ve seviyorsan geri dönebilmen gayette tabi mümkün olabilir yani :) Ama eski sevgiliyle arkadaş kalınmaz abicim. O ne öyle gelcek beraber yeni sevgilisiyle arasındaki problemleri mi tartışacaz yok artık deve :D



-Pisuvar takıntınız var mı? Beden dersleri ile aranız nasıl?



Evet kesinlikle pisuvar takıntım var :D Asla hijyenik olduğunu düşünmüyorum ve çekinirim ben ya olmaz :D Ayrıca kendimi yanımdakine bakmaktan alıkoyamam ve yakalanırım sonrada bir güzel dayak yerim :D Pisuvar diyince de aklıma bir anı geldi söyleyemeden edemiciğim :D Bizim yemekhanenin kızlar tuvaletin de pisuvar var :D Neden olduğunu bilmiyorum :D Çoçuğun biride girmiş pisuvar var diye işiyo :D Bizim kızlar tuvalete bir girdi çocuk işemeye devam çık diyorum çocuğa adam pisuvar var banane işiyecem diyor allahım ya  :D Neyse daha fazla uzatmayayım bunu :D Beden derslerinde giyinme kısmında çok sıkıntım yoktu ama gene de çok hızlı giyinirdim o ayrı mesele :D Derslerde ise kızlarla oturup dedikodu yapardım :P



-Sizce eşcinseller narsist midir?



Bir genelleme yapmak doğru olmaz bence ama narsist eşcinseller de yok değil yani. 



-Bir harem kur deseler haremine alacağın 5 kişi?



Gelelim en can alıcı soruya :D Bu soruda tabi ki benimde söyliyeceğim bir kaç kişi var :D



1) Joseph Morgan







2 ) Francisco Lachowski






3 ) Steven Mcqueen 






4 ) Kıvanç Tatlıtuğ (Kurt Seyit hali ama :D )






5 ) Liam Hemsworth







Ve sıra kime yollayacağıma geldi ama kime yollayayım ki pekte tanıdığım kimse kalmadı ama sanırım bir Exodya var ona yollayayım ben de :D

Oyh terletti valla sorular he :D Hadi kendinize iyi bakın bana da dua edin malum LYS var haftaya :D


21 Mart 2014 Cuma

ÖSYM Sokmadan Önceki Son Günler :(




                       Selamlar canımlar cicimler :) Biliyorum gene bayağı oldu yazmayalı ama napalım üniversite hazırlık beni pek meşgul bir insan yaptı be :D Neyse ki bu hazırlığın birinci aşamasını pazar günü hallediyoruz.Geriye de üç ay kalıyor o da allahın izniylen geçer heralde :)


                       Aslında kafamda ne yazacağıma dair pek bir düşünce yoktu belki de şu sınavın azcık da olsa heyecanını atmak içindir bilemiyorum.O zaman son günlerimi nasıl geçirdiğimden bahsedeyim.Şimdi muhtemelen napmışsındır  it gibi çalışmışsındır diyosunuzdur ama kesinlikle böle yanlış düşüncelere kapılmayın günde sadece bir belki iki deneme olup dışında hiç bişi yapmadım.Aslında hayvan gibi Vampir Günlüklerini izledim.4-5 günde 4. sezonunu bitirdim dile kolay be.Anam pek heyecanlı dizi be!Hele karakterlere bayılıyorum.Özellikle Ian Somerhalder!!!Analar neler doğuruyor be diyor insan içinden.Adam resmen daş parçası :D



Bakınız daş parçası :D

Elenayı da öle salak bi rol yapmışlarki bu adam durur iken gidiyor Stefan a aşık oluyor dangalak ya :D Neyse bu aşkımı bırakalımda dizide ki diğer aşkıma dönelim :D Bu da diğer favorilerimden birisidir.Joseph Morgan.Bu adama da bayılıyorem.


Ah gözümün nuru :)


Kimse gözünü dikmesin ağızlarınızı da kapayın benim bu oğlan gençler :D Ve bu harika dizinin bir başka yakışıklısını sizlerle buluşturmak istirem :D Kendisi Steven R. Mcqueen olmakta :D


Ah güzeliiiiim :D Ama genede Joseph benim tamam mı ?Anlaşalım şimdiden!!!


Neyse bu vesile ilen de dizinin yağuşuklularını tanıtmış oldum.Diziyi kesinlikle tavsiye ederim bn çok beğenerek izliyorum açıkcası .İzlemeyeniniz var ise mutlaka izlesin derim.Peyki o zaman kendinize iyi bakın bana ve sınava gireceklere bol bol dua edin sınava girecek olanlara da başarılar dilerim her şey gönlünüzce olsun :)


6 Şubat 2014 Perşembe

Gayimnevar'ı Damat İstiyorlar :O




                       Bir cemaat yurdu maceramdan sonra gene burada sizlerin karşısındayım efendim :) Lise son oldugumdan dolayı yurt programları vardı daha yeni evime geldim be tatil matil yapamadım anlayacağınız :(
Aman neyse boşverin onu da ben ne anlatcan bakın size :)


                       İlk yazılarımdan birinde en yakın arkadaşımdan bahsetmiştim sizlere bilmiyorum okuyanınız var mı da. Heh işte o arkadaşımın ailesi beni pek seviyor ya öyle böyle değil hemde :) Düşünsene kızının erkek bir arkadaşını eve yatılı kalmaya davet ediyorsun :O Baya sevmişler ve güvenmişlerse bana normaldir yani :) Şimdi bir de benim kız arkadaşımın erkek arkadaşı var ama ailesi çocugu pek sevemedi gerek babasının onun  memleketiyle olan husumeti gerekse bu çocugun arkadaşıma önceleri yaptıkları falan öyle yani. Sonra ne olsa beğenirsiniz bunlar demesin mi ilerde gayimnevarla aranızda bişiler olmaz mı kızım diye :O
Anlıyacağınız beni resmen damat olarak istiyolar.O da diyor o kardeşim baba falan ama yok illa beni istiyolar :) Geçen gene arkadaşımın kuzenleri gelmiş onlara diyomuş babası ben gayimnevarı damat alıcam kendime :O
Bende yarın onlara gidicem davete icabet etmek gerekir değil mi :) Ama görseniz o kadar tatlı insanlar ki insanın gay olsada damat olası geliyo :) Ben geliyorum diye bugünden hazırlık yapıyolar diyolar kebap mı ister lahmacun mu pide mi falan yani öyle seviyolar beni :) Bende arkadaşımla dalga geçiyorum müstakbel kocan gay diye :D Ve bir de küçük dipnot sevgilisi benim oda arkadaşım :O Öle karışık bir yaşantı içerisindeyim yani anlayacağınız :D Ama arkadaşımla değişik planlar içerisine girdik hiç olmadı evleniriz iki tarafta mutlu olur senin sevgilinde bizde kalır kardeşin diyede yuttururuz diyo :D BEn zaten yalnız yaşamayı seviyom diyor :D Böyle olursa evlenek yaneee :D İşin şakası çok değerli bir insan benim için onun gibi insanlara cidden sık rastlanmıyor.O benim bir tanecik dostum :)



                  Neyse artık sonuca bağlayamda gidem ben ya daha yarın gitmem gereken bir yer var değil mi :D Müstakbel kaynanamın yanına gitcem sonuçta :P Epinizi öpüyorum bea :D

29 Ocak 2014 Çarşamba

Sempatik Sevgilim Sempatiğimsin :)




                        Selamlaaaaar canlağğrıım nassınız eyisiniz inşallah :D Af edersiniz ben b.k gibiyim ama çaktırmıyorum .Neden diye soracak olursanız suratımda ÖSYM Stres Sivilceleri Festivali var :(( Stres yapmamaya çalışıyorum ama oramdan buramdan sivilce çıkmaya başladı artık halbuki heç böle şeyler olmazdı :( Aman neyse sınavdan sonra inşallah geçecektir :) Bende olaylar bu şekilde işliyor canlar valla . Aslında bugün pek bir yazı yazma fikri yoktu aklımda yalnız izlediğim film üzerine daha doğrusu oradaki yağuşuklu üzerine yazayım dedim :D

                        Yağuşuklumuuuuuuzzz çok saygı değer enişteniiiiz SAM CLAFLİN :D





                  Aaaahhhhh Sammy ne hallara soktun beni :) Ya resmen sizce de çok yakışıklı değil mi enişteniz :P Ya böyle bir sevgilim olsa daha ne isterdim ki hayattan ya . Anası özene bezene yapmış resmen :) Pek yakışıklı maşallah pek .




                     Anaaaaam gamzesini yerler böyle uşağun yaaa :D Ahhh Sam ahhh bir kor bıraktın yüreğime kor :((






               Bak ya bak ağzını burnunu yidiğim yaa . Bakarken insanın içinin yağları eriyor vallahi yani ne desem daha nasıl övsem seni çocuk bilemedim vallalı...






            Karizmatik sevgiliiiiim karizmatiğimsin :D Bu şarkı Sammye gelsin anam :D


            Neyse sevgili Sam den bahsettik o kadar izlediğim filmi de resimden anlaşılacağı üzere anlamışsınızdır . Kendisi Açlık Oyunları serisinin ikinci filmi olan Ateşi Yakalamak'tır. Biliyorum çok oldu aslında çıkalı ama eeeeen yukarda da bahsettiğim gibi kafamı kaşıyacak vaktim yok devamlı ders çalışmaktayım maalesef :( Ama sonuç olarak izledim filmi ve ben beğendim açıkçası hele ilk filme göre daha başarılı bir yapım olmuş açıkçası :) İzlemeyenlere de tavsiye olunur böyle bir kaç yağuşuklu daha var yaneee :D Ama Sam the best yani benim için :D


         Bu YGS denen illeti atlatıncaya kadarki son yazım olabilir o yüzden kendinize pek iyibakın olur mu :D

6 Aralık 2013 Cuma

Kendimden Bildiri !

                     


                  Herkese selamlaaaaar . Aslında yaza kadar yazı yazmayı düşünmüyordum ama madem elime bilgisayar geçti bende yaşadıgıma dair bilgi vermek istedim . Ayrıca nelere oldu neler bitti bi anlatayım sizlere :)


                 Öncelikle tabii ki ders çalışıyorum harıl harıl tıp tutturmaya çalışıyorum da . Günlük beş saat uyku falan baya yoruyo bei ama marım sonunda meyvelerini toplarım :) Bir de şimdi mezun olma tantanası yıllık yapmaları falan baya doluyum bu aralar :) Ama bunun yanında beni çok mutlu eden haberlerde oluyor. Mesela en yakın arkadaşım dostum yıllarının aşkına ulaştı.Bende napıyım bunlarla mutlu oluyorum bu aralar :) Umarım mutlulukları daim olur da :) Sonra bir yegenimin olacagınıda öğrendim :) Tekrar dayı oluyorum :)
Bide asıl olayı anlatayım sizlere.Benim yurtta okudugumu daha önceki yazılarımı okuduysanız bilirsiniz.Yurttaki gay şakalarından da bahsetmiştim sizlere o yazılarımda.Bu aralar o şakalar az ileri gitti ve beim duygular depreşti pek fena oldum arkadaşlar yaa :) Çocuk başlarda sadece sarılıyodu sora boynumdan öpmeye fala başladı en son dudagıma kadar geldsi ben tabi bişi diyemiyom ayrıca kendimi dizginlemeye çalışıyom fala yani olaylar olaylar...Her şeyi bıralktım bi kenara çocukta pek yakışıklı yaa . İnsa isterdiki yaptıkları gerçek olsun ama malesef sadedce yurt şakalarında biri :( Ama umarım bunları gerçek duygularla yapacak bi insan çıkar karşıma daha dogrusu hepimizin karşısına :)


                   Neyse lafı daha fazla uzatmıyayım sizlerden dualarınızı isteyeyim . Bana dua edinde istediğim üniversiteyi kazanayım.Hepinizi çooooook öpüyorum kedinize iyi bakın :) Bi daha ne zamana yazı yazarım bilmem :)

9 Eylül 2013 Pazartesi

10 aylık ayrılık :(



                   Eveeeeeet biliyorum çok uzun zaman oldu bir şeyler yazmayalı ama affınıza sığınarak artık bir 12. sınıf öğrencisi olduğumu belirtmek istiyorum.Bundan dolayıda dershanem başladı tabiiki artık.Dershaneye gidip gelmekten canım çıkıyor anlatamam yani :( Günde 9 saat ders ne demek allah aşkına size soruyorum :( Tabii adamlarda haklı sonuçta tıp istiyorum kazanmak kolay değil yani . Başka işim mi var sanki otur çalış di mi :) Bende artık böyle yapmaya karar verdim . Kendimi bu sene boyunca derslere vermeyi planlıyorum ve kendimi internet aleminden tamamıyla soyutlama yoluna gidiyorum . Burdan anlayacağınız üzere artık blog yazamıcam tabiiki face twitter falan onlarda artık bir hikaye diyelim anlayacağınız robot olma yolunda ilerliyorum ama inşallah seneye haziran aylarında buraya döndüğümde karşınızda müstakbel bir doktor olaraktan bulunmak isterim.Şimdi buradan hepinize veda öpücüklerimi yolluyor ve kendi köşeme çekiliyorum. Ben yokken kendinize çooook iyi davranın olur mu? Ve hayat hep istediğiniz şekilde devam etsin :)

29 Temmuz 2013 Pazartesi

1 YIL OLMUŞ MU YAA ?



                 Eveeet uzun bir aradan sonra gene oturdum bilgisayarın başına ve gene sizlere birşeyler yazmak istiyorum.Bu seferkinin diğerlerinden farkı bu yazıyı uzun zamandır nasıl yazsam diye düşünüyordum.Yani pat diye gelmedi aklıma.Kendimi kabullenişim üzerinden 1 yıl geçti ve ben 1 yılda neler yaptım hayatımda neler değişti onu anlatmak istiyorum bu yazıda.


                Evet dediğim gibi kabullenişim üzerinden tam 1 yıl geçti.Bu 1 yılın bana çok şeyler kattığına ve beni kökten değiştirdiğine inanıyorum.Çünkü daha düne kadar bana öğretilen yanlış öğretilerin kabul edilemez şeyler olduğunu öğrendim.İnsanlara bakış açım değişti. Önyargılarımdan kurtulmaya çalıştım ve en önemlisi sırtımda taşıdığım onca yükten kurtulmuş gibi hissediyorum. Bazen kendi kendime soruyorum o yükü nasıl taşımışım sırtımda diye.


                Allah o gün o çocuğu karşıma çıkardı ve kendimi kabullenmemde bana yardımcı oldu.Hiç tanımadığım birine hayatımın en büyük sırrını söylemiş oldum ama kendimi o kadar rahat hissettim ki o an anlatamam.Daha sonra en yakın arkadaşıma açıldım.Çünkü bu sır bana fazla gelmişti.Daha önce pek sırrım olmazdı ve açılmaya karar verdim.Arkadaşımı çok iyi tanıdığım için ne tepki verebileceğini kestirebiliyordum ve nitekimde öyle oldu.Öncelikle tabii ki şaşırdı çünkü kendimi hiç belli etmezdim.Daha sonra üzüldü benim için üzüldü.Artık hayatın çok zor dedi bana.Bunu bende biliyordum ama ne yapabilirdim bununla yaşamak zorundayım.Onu o kadar seviyorum ki anlatamam.Onunla oturup dertleşmek bana çok iyi geliyor . Daha sonra okul başladı ve benim için zor günler başladı.Önceki yazılarımıda okuduysanız yatılı kaldığımı biliyosunuzdur bilmeyenler için söylemiş olayım.Her taraf erkek ve bu erkeklerin bir kısmı yakışıklı vücudu güzel erkekler yani.Benim için kendimi frenlemek daha da zor oldu.Eskiden daha kolaydı :) Ama bir şekilde frenliyorum napalım :) Tiyatroya girdim falan iyi vakit geçiriyorum.Daha sonra tiyatrodan çok yakın bir arkadaşıma daha açıldım.Ondan pek randuman alamadım.Benimle bu konu hakkında hiç konuşmadı pek tepki de vermedi anlayacağınız boşuna söylemiş oldum gibi bişey . Vee bence en önemli olay bu ablama açıldım.Bilmiyorum hangi akla hizmet söyledim ama keşke söylemeseydim diyorum.Çünkü ben ablamı çağdaş insanları olduğu gibi seven biri sanardım ve bu yönden hep ablamı idol olarak görürdüm ama ablamın karşımdaki tüm parlaklığı bir gecede söndü.Çünkü benim mutluluğumdan çok etraftaki insanlar nasıl düşünür diye düşündü.Benim ne hissettiğimi anlamadan kendi derdine düştü.Bana senin Bülent Ersoydan ne farkın var dedi.Beni geneleve götürmek istedi.Kendimi o kadar çaresiz hissettim ki.Bana söylediği en kırıcı şeyde ne biliyor musunuz bana ya yeğeninde sana çekerse ne olacak dedi.O an sanki kanadımı kırdı.O çok güvendiğim ablam beni değil sadece kendimi düşündü.Şimdi nasıl mıyız ?Şimdi daha iyiyiz ne yaptığı hakkında pek bir fikrim yok.eskiden ablama gidip kalmaya bayılırdım şimdi ablama gitmeye korkuyorum.Annemler olmadan yeğenimi gidip sevemiyorum.Ablamla yalnız kalmaktan korkar hale geldim malesef.Bana eline fırsat geçti mi laf sokmaya çalışıyor falan öyle işte.Bu da böyle ayrı bir pencere hayatımda ama umarım ablamla eskisi gibi olurum.Çünkü onu çok seviyorum ve beni de benim onu sevdiğim kadar sevmesini istiyorum.Neyse bu konuyu da geçelim bence :) Ondan beri de pek birşey olmadı hayatımda.He tabii birde şu sevgili konusu var tabii .Hiç sevgilimde olmadı zaten o konuda bi sıkıntı yok. Bıraktım sevgiliyi tek taraflı aşık bile olamadım.Tamam hoşlandığım çocuklar var ama aşık olduğumu sanmıyorum :) Haa az daha unutuyordum .Çok değerli insanlarla tanıştım bu süre zarfında tabii ki .Bunlardan ikisi bigaygordumsanki ve tabiiki barancan.İkiside sevdiğim iki arkadaşım.Aslında bloglarda çok büyük dostlar oldular bana ve bunların en başında tabiiki Ogaybende geliyor :) He birde sımsıcak bir arkadaş ortamı olan Bigale var orda çok değerli arkadaşlıklar edindim.Şuan kapalı ama umarım yakın zamanda açılır bu yazıyı okuyan herkesi de bekleriz kendisi eşcinsel sosyal ağı olur yani :)


              Anlatcaklarım sanırım bu kadar.Sanırım biraz fazla yadım eğer buraya kadar okuduysanız umarımda sıkılmamışsınızdır.Umarım önümüzdeki yıllarda hep güzel geçer ve gönlümüzce olur :)

5 Temmuz 2013 Cuma

Tatil :)





               Aslında neden bu zamana bıraktım bu yazıyı bilmiyorum sanırım üşendim. Bu yaz naptım nettim napcam netcem onu anlatayım barim :)
           


              Bu yaz çok kötü geçecek :) Neden mi ? Çünkü 12. sınıf oldum ve malesef ders çalışmam gerekiyor.Yazında ders mi çalışılırmış? Olur mu hiç öyle şey? Demeyin çünkü istediğim bölümü kazanmak için çok çalışmam lazım ki bu çalışmaya şimdiden başladım yani. Hava sıcaak tatildeyim ama ders çalışıyorum ve su an yakınıyorum . Aman neyse kendi dertlerimle sıkmayayım sizleri . Birazda kısa bir süre de olsa güzel geçen tatilimi anlatayım.



             Belki bileniniz vardır devlet bizleri gençlik kamplarına götürüyor. Bizi bedeveden yediriyor içiriyor eğlendiriyor.Bilmeyenler için söyleyeyim seneye onlarda katılsınlar 22 yaşa kadar var . Bende işte efenim gittim bu kamplara . Kamp çok eğlenceliydi gerçekten. Sabah 7.30 da kalkıyosunuz bir daha gece 11 de bitiyor işiniz.Dolu dolu bir hafta neler mi yaptık peki ? Öncelikle hergün yakışıklılarla beraber yüzdük :) (Büyük bir göz şöleni :) ) Daha sonra ok attık . Ondan sonracığıma paintball oynadık. Halk oyunları öğrendik. Bazı şehirleri gezdik falan filan . Çooookk eğlenceli bir haftaydı. İlk defa ok attım hatta nerdeyse ortayı vuruyordum. İlk defa paintball oynadım (ne var olabilir yani :) . Sonra yakışıklılarda cabası tabii ki :) Gelin sizinde olsun yani .Böyle kaslı kaslı hemde :) Tabii ki 1 hafta boyunca benim radarlarda açıktı gay avındaydım :) Gay olduğunu düşündüğüm 3-4 kişi vardı yani . Kimisiyle tanıştım kimisiyle tanışamadım ama biriyle irtibatı koparmadım. Hala görüşüyoruz o da gay değilse bende değilim yani :) Sonra balıklama atlamayı öğrendim ben arka tamponu kaldıramam diye düşünüyordum ama kalktı vallaha :) Hatta yüzücü bir yakışıklı vardı o da bana dedi ki çok güzel atlıyosun bu kadar iyi atlayacağını düşünmemiştim dedi :) Bende dedim eee kimin öğrencisiyiz ( o öğretmişti de :) ) .

         
İşte biiizzzz :)
             


               Kısacası çoook güzel dolu dolu bir hafta geçirdim. Herkesede tavsiye ederim. İsteyenlere de yardımcı olabilirim.Benden şimdilik bu kadar ders çalışmam lazım :)

12 Haziran 2013 Çarşamba

New Boy'dan Gelişmeler



                Sanırım çooooook uzun zaman oldu yazı yazmayalı.Neden çünkü bir sürü sınavım vardı hepsine ayrı ayrı çalıştım sonra tiyatrom vardı onun çalışmalarına gittim falan derken çok yoğun bir dönem oldu hayatım içerisinde.Hani gerçi bitmiyor ya bunlar neysse :) Geçtiğimiz günlerde bir uyarı aldım Yağız'dan hani senin bir çocuk vardı ne oldu o diye? Bloğa falan da yazmıyorsun merak ettim demiş :) Bende onu daha fazla merakta bırakmamak adına hemen onunla ilgili gelişmeleri aktarayım dedim sizlere.Aslında bayağı da şey oldu yani .


             Benim ömrüm sınav olmakla geçtiği için onunla yaşadığım olaylar da gene sınav öncesi yaşandı.Bizim okulda sınavlara girerken sınıflar karma yapılıyor ve 9-10-11 ler 3 gruba ayrılıp sınıflara dağıtılıyor.O ve ben ikimizde ikinci  sekiz kişilik grupta olduğumuz için aynı sınıfta sınava giriyoruz.Bunun hesaplamasını bile yaptım açıkçası :) Sonra aynı sınıfta sınava giriyoruz ya bende fırsat bu fırsat kardeşim deyip onu yanıma oturtturmaya çalışıyorum. Veeee bilin bakalım ne oldu ? Tabii ki yanıma oturdu :) Sınav geometri sınavıydı. Yanıma oturdu işte bana dedi ki 'Geometrin nasıl?' bende hemen atladım tabii ki 'Geometim iyidir ' diye.Öyle falan derken biraz muhabbet ettik işte bununla . Çocuk yanıma oturunca nasıl ufkumu açmışsa  o geometri sınavından 98 almıştım :) Neyse bu daha  ilk aşamaydı .


          Daha sonra cuma günü oldu bende artık yurttan eve dönücem . (Evim yakın ama yurtta kalıyorum nasıl bi kafaysa bende ki de :) ) Benim oturduğum yerdeki okul servisine bindim. Anam bir de ne göreyim bu çocukta o servisle evine dönüyormuş :) Bu şimdi serviste en arkaya oturmuş bizim arkadaşta üst dönemliğini taslayarak onu kaldırtcaktı ama ben süpermen :) onu kaldırtmadım bırak çocuk otursun dedim ve gittim yanına oturdum :) Yol 20 dakika konuş anam konuş :) İşte fen liselilerin klasik konuşmaları ne düşünüyorsun dersler nasıl falan feşmekan .Sonra ona sordum tiyatroma geldin mi diye gelmemiş benden ince bir fırça yedi :)Sonra bu ineceği yere geldi ve indi .Bu da ikinci aşamaydı.


       Bir gün yemek hanedeyiz .Ben yemeğimi yedim ve etrafı kolaçan ediyorum bu nerede diye .Birde baktım anam çocuk bizim kızların yan masasında . Hemen kalktım bizim kızların yanına oturdum .Bahane bizim kızlarla oturmak ama amaç farklı :) ben bu çocukla sırt sırtayım :) hafif yan oturuyorum ki konuşsun benle diye . Ama tabii ki yanlış düşünmemişim bana döndü ve dedi ki  'Afiyet olsun ' başka ne diyebilirdi ki :) Ama öyle güzel gülüyordu kiiiii :)Bu da iki buçukuncu aşamaydı :)


     Genel olarak böyle sınavlarda karşılaştık biz. Başka bir sınavda benim yanım gene boş bu geldi bu sefer ben oturttum bunu gel senle oturunca yüksek alıyorum diye :) (Yuh be aşmışım artık ben :)



         Herkes sınavlar bitsinde kurtulayım artık der ama ben sınavlar hiç bitmesin bende onun yüzünü bir daha göreyim diye dua ediyordum ama malesef bitti hatta okullar kapanıyor ama ben biraz geç kalmışım :( Neyse artık seneye :)

11 Mayıs 2013 Cumartesi

Pollyanna


                         Ne zamandır bir şeyler yazmıyordum.derslerim olsun tiyatro çalışmam olsun fuarlar falan derken epey doluydum ve çok yorgundum.ama şöyle söyleyeyim çok güzel eğlenceli günler geçirdim.


                       Yatılı olduğum için dış dünyayla bağlantım neredeyse kesiliyor.hiç bişey yapamaz hale geliyorum.dünyada neler oluyo ondan bile haberim olmuyor bazen.bende kendimce bulunduğum ortamda kendime biraz sosyallik kazandırmaya çalışıyorum.bunun için yaptığım şeylerden en güzeli tiyatrom.tiyatrom olmasa napardım bilemicem.okuldan çıkıyorum derslerin yorgunluğu falan dinlemeden tiyatroya gidiyorum ama en azından huzur buluyorum.bu tiyatro için 8 aydır çalışıyoduk ve geçen hafta bu çalışmamız meyvesini verdi.çok güzel bir oyundu herkes memnun kaldı herkes güldü eğlendi.anlayacağınız mutluyduk yani .ayrıca bu tiyaromuzda il çapında düzenlenen bi yarışmaya katıldık ve ilçe yarışmasını geçerek il yarışmasına katılma şansı elde ettik :)bunları niye anlatıyosun diye sorcak olursanız mutluluğumu sizle paylaşmak istedim sadece .


                   Olayı nerden bağlıcaksın dersenizde sizlere şunu söylemek istiyorum.evet hayat bize bazen çok fena tekmeler vuruyor olabilir ama bu tekmeleri geri tepecek olanlarda gene bizleriz.o bizim mutluluğumuzu bir yerden alacak ama biz başka bir yerden o mutluluğu geri alacağız.bunu yapamazsak hepimizin hali ne olur?belki size çk fazla pollyannacılık gibi gelecek ama bunu yapmalıyız.hep bu sözü söylerim:

                 'Ben hayattan Pollyannacılık yapmayı öğrendim'


                 Bu arada bugün dünyanın n değerli varlıklarının yani annelerimizin günü.bütün annelerin anneler gününü kutluyorum.sizleri de seviyorum :)

13 Nisan 2013 Cumartesi

Ya Seversin ...



             Hayatta bazı kelimeler ve bazı eylemler vardır ki ya o vardır yada karşıtı arası düşünülemez.bunlardan biride sevmek.çünkü bi insanı ya seversin ya da sevmezsin arası yoktur.ya kalbini etkilemiştir ya da etkilememiştir arası yoktur.ya aşık olmuşsundur ya da değilsindir arası yoktur.bunlar kesinliğe sahip şeyler.siz nasıl düşünürsünüz bilmem ama bu eylemlerle sanmak eylemi aynı cümlede kullanılamaz.yani aşık olduğunu sanmak çok komik bi cümle değil mi?dediğim gibi ya aşıksındır ya da değil.size diyeceğim şey şu emin olmadığınız şeyler hakkında kesin doğrulara varmayın.çünkü olduğunu düşünürsünüz ama değildir .peki o zaman ne olur?ben söyleyim ya siz üzülürsünüz ya da karşınızdaki bir başkası.eylemlerinizi yaparken sonuçlarını göze almalısınız.bu nerden çıktı diyosanız bunun sağlam bir örneğini yaşadım.kızmıyorum , nefret etmiyorum sadece üzgünüm.arkadaş mıyız evet hala arkadaşız.ama dediğim gibi sadece üzüldüm.bazen eski düşüncelerimizin veya hislerimizin kaybolduğunu zannederiz ama sadece üstlerini siyah bir toz bulutu kaplamıştır.birgün bir olay olur ve bu toz bulutu tek nefesle dağılır.tekrar yüzeye çıkan duygular seni ve karşındakini üzer.tekrarlıyorum kızgın değilim nefret de etmiyorum ama sadece üzgünüm.






          Belki canınızı sıktım belki sizi üzdüm belki de benimle kesinlikle aynı düşüncede değilsiniz ama en azından ben böyle düşünüyorum.

31 Mart 2013 Pazar

New Boy


            merhabalar.2haftadır bişi yazmıyodum sınavlarımdan dolayı. ama şimdi vakit var yazabilirim.bakın ne anlatcam size.


            Ben tabi bi yandan okuldaki erkekleri kesiyom falan  bi yandanda kimin gay olup olamayacağını falan düşünüyom.sonunda birinin olabileceğini düşünüyorum.çocuk 9 sınıf.haraket tavırda falan bi farklılık yok ama kounşmaları falan beni bu düşünceye itti. açıkcası.ilk ne zaman farkettim diye soracak olursanız. okul nöbetçisi olduğum gündü. ben bunların sınıfına girdim.sınıf defterini alıcam falan.ama daha 9. sınıfların 1 ddersi daha var kol toplantısı olduğu için defterleri toplamaya gittim işte.sınıfa girdim defteri alcam sınıftakiler dedi bizim bi dersimiz daha var falan dedi bende biliyom dedim falan sonra sınıf birden gülmeye başladı.bu çocukta en önde oturuyo.oda gülüyo tabi hatta çok şeker bi gülüşü var neyse orda gözüme takıldı çocuk .ondan sonra yakın takibe aldım çocuğu.sonra bi gün gene yemekhanedeyiz.benim yemek bitti tabaklarımı bıraktım nedense bizim kızlar vardı onarın yanına gidiyim dedim .gittim baktım bide ne göreyim.bu çocuk bizim kızların yanında oturuyo bende fırsattır dedim hemen çocuğun karşısına oturdum.ben güye bizim kızlarla muhabbet ediyorum ama benim amaç çocuğun ilgisini çekmekte.sonra bizim kızlarla konuşurken falan ben sürekli espri falan yapıyorum.bizim kızlar gülüyo falan böyle. sonra bide baktım çocuk yarılmaya başladı.gülüyo da gülüyo. boğulcak çocuk.yani çocuğun ilgisini çekmeyi başarmıştım.yani alttan alttan bizi dinliyomuş.
   


           sonra günler günleri haftalar haftaları kovaladı dicem ama altı üstü 1 hafta oldu bu olay olalı.sonra ben bu çocuğu hala takip ediyom.işte gittiği yerlere gidiyom sınıflarının önünden geçerken sürekli sınıflarına bakıyom. sınflarına girmek için bahane arıyom kısacası.başka bişiler olursa ben gene size anlatırım o zamana kadar kendinize iyi davranın :)

15 Mart 2013 Cuma

Evlilik ???



            Evlilik! ailemin yapacağımı düşündüğü şey. herkesin yapmamı beklediği şey. herkes okulumu bitirdiğimde benden evlenmemi bi yuva kurmamı bekleyecek ama asla istedikleri gibi olamıyacak.


        Açıkçası küçükken daha henüz hiç birşeyin farkında değilken bende evleneceğimi düşünürdüm.yani ne bilim herkes evleniyo bende evlenirim kafasındaydım.nerden bilecektim böyle biri olduğumu.yani sonuç olarak normal bir evlilik yapamayacağım malum.yani gay olduğumu kabullendikten sonra bile hala evleneceğimi düşünürdüm. sonuç olarak ailenin tek erkek çocuğu olduğum için annem bir tek benim sayemde babaanne olabilir ablalarım bir tek benim sayemde hala olabilir. hep bunu düşünürdüm. ama artık sırf onlar biraz mutlu olacak diye tüm hayatımı ve güya evleneceğim kadının hayatını asla mahvedemem. evlensem ne olacaktı bir bilemedin iki sene güzel geçecek sonra ayrılık olur diye düşünüyorum. böyle olmasını istemem . o yüzden evlenip kurtlma fikrinden tamamen vazgeçtim. ama umarım bi gün gerçekten kendi istediğim düğünü sevdiğim erkekle yapabilirim. hem nasıl olsa bazı ülkelerde bu yasal öyle değil mi? eğitimimi yurt dışında görmek istiyorum diye giderim belki bi daha dönmem ama bu sefer geride bıraktıklarım ne olacak diye düşünüyorum. çünkü onlar benim herşeyim.neyse ki bunları düşünmek için daha bol bol vaktimin olacağını düşünüyorum. sonuç olarak önümde daha yıllar var . dediğim gibi belki bi gün.


   


       Şimdi gelelim neden bu yazıyı yazdığıma .komşumuza gidiyoruz bakıyolar aaa bu oğlanda amma büyüdü. okuyor adam olacak. sonra bide evlendi mi tamamdır muhabbeti dönüyor ama bilmiyolar ki istedikleri gibi bi düğünüm ailem olmayacak. ama insan bunları duydukça ciğerinden bi parça söküyorlar sanki.asla ailemin istediği gibi bi baba olamıyacam asla onların istediği gibi bi koca olamıcam ama umarım hepimizin istediği gibi bi hayatı olur .

13 Mart 2013 Çarşamba

DOSTUM.....

             İnsanin iyi bir dostu olmali once.cani kadar sevdigi bir dostu olmali.hepinizin var mi bilmem  ama benim harika bi dostum var.bu yaziyi yazmama en buyuk sebep o.onu cok seviyom.neyse ben size bugun basimiza geleni anlatayim.                                                                   .          






          Blogu yeni actim ya bende kide ilk heyecan hani.neyse ilk yazimi yazdiktan sonra baktim yorum almisim  tabi bende bi heyecan oluuum ilk yorum la modundayim.neyse ondan sonrabide ilk yazimds bahsetmistim ben yatili okuyom diye yatili oldugum icin yurttada bilgisayara girmek yemedigi icin cevap atamadim neyse sonra tabi gittim D. ye boyle boyle oldu benim o yorumlara cevap atmam lazim oda dedi al benim telden gir yorumlari cevapla diye tabi bende icten sevinc cigliklari neyse.ondan aldim ben bunu bloggera gircem git google + uygulamasin@ benim mail adresini kaydet lan napcem ben falan derken gittim D.ye soyledim.oda bende teknoloji ozurlu oldugumuz icin silemedik ya hesabi ordan bildigin kizin telefonunda gayimnevar yaziyoo.allah dedim bu sefer sert kayaya carptim oda bana dedi bunu ancak bir kisi duzeltir oda bilin bakalim ki erkek arkadasi tabii ben bi yandan altima siciyom bi yandan oda diyo gel soyliyelim ona diy beni ikna etmeye calisiyo neyse allem etti kullem etti beni ikna etti .benimde baska carem yoktu napim gerci cocuk guvenilir ama genede soylemek istemiyodum.neyseki dersin sonuna dogru D. bu isi halletti de kurtulduk su illetten ayrica erkek arkadasina soylemektende kurtuldum.ve ben hala akillanmadim onun telefonundan bu yaziyi yaziyorum telefonda yazi yazmaktan  nefret ediyorum parmaklarima kramp girdi:( neyse genede sizlerle birseyler paylasmak harika.                                                                                    



          NOT:burdan bigaygordumsanki ye sesleniyorum canim benim hakkimda yazdiklarin cok guzeldi seviliyosun bunu bil  :)                                                                                                          

        Neyse ben artik ogle yemegine gidiyim hepinizi optum.

9 Mart 2013 Cumartesi

Nasıl Oldu?



     
         Merhaba canlarım.size içimde kalan bazı şeyleri anlatmak istiyorum yoksa patlıcam ha .

     

         Öncelikle sizlere  şunları söyliyeyim benim ailem dindar bi aile. zaten bunun kabullenme aşamasında bana çok büyük eksileri vardı.çünkü böyle muhteşem bi aileye ne yaptılarda benim gibi bi çocuk verdiler diye düşündüm.böyle bişi olamaz dedim. asla asla dedim. hiç bi zaman kabullenmedim. çünkü asla onlara yakışır bi evlat olamazdım.onlar beni haketmiyor diye düşündüm.o yüzden sürekli reddettim gay olduğumu.bu reddediş faslı yaklaşık olarak 2-3 sene sürdü.şimdi bakıyorumda içimde baya kavga vermişim.ama genelde hepimizde olduğu gibi sonuç aynı oldu kabullendim.üstelik  internette hiç tanışmadığım bi çocuğa karşı kabullendim. çocuk bilmiyo ama baya sevaba girmiştir heralde. sonuçta bi iç savaşa son verdi.



     


        İlk başlarda kızlara karşı olan ilgisizliğimi lise geçmek için sınavlara hazırlandığımdan dolayı olduğunu düşündüm.şuan benim çok çalışmam lazım kızlara ayıracak vaktim yok dedim.nitekim ilkokulu bu şekilde bitirdim.çok güzel bi liseyide kazandım.liseye geçince kendime kız bulurum diye düşündüm hep.9 sınıfta bu çalışmalarım devam da etti zaten.sürekli kız bulmaya çallıştım.bi kaç kişiye yöneldim onlarda istemedi zaten bende istemiyodum ya neyse.neyse kız meselelerini bıraktım artık yavaş yavaş kabullenmeye başladım.buda 10.sınıfın yazında gerçekleşti.artık kendimi daha hafif hissediyordum.sanki yıllardır üstümde bir ton yük taşıyormuşum.bana ne kadar ağır geliyormuş bu yük.kabullendikten sonra her şeyin daha kolay olacağını düşünüyodum fakat her şey daha da zor olmaya başladı.okulun yurdunda kaldığım iin etrafımda sürekli hoş çocuklar falan böyle. bi yandan ifşa olma korkusu bi yandan gizli gizli onları kesmek zor oluyodu gerçekten.ondan sonra yurdu geçtim dershanemde full erkeklerden oluşuyor.allahtan benim sınıfımda hoş çocuk yok da onları kesmekten dersi dinlememezlik yapmıyorum.yani aslında bi tane var ama sadece etütlerde beraberiz onda da yanına oturuyom :)yani bu konuda çok zorlandım ama artık yavaş yavaş buna da alışıyorum.genelde etrafımızda erkek olsun isteriz ama bu kadar çok oluncada insan zorlanıyo yani . bu noktada tekrar yurt yaşamıma dönmek istiyorum. belki biliyorsunuzdur yatılı yurtlarda genellikle çokça gay şakası yapılır . yok efendim o onun arkasına geçer tren yapar . 3 kişi birini tutar diğeri araya girer falan. eh ben tabii doğal olarak bunu yapmaya çekiniyorum çünkü etkileniyorum yani. her neyse bide en nefret ettiğim şeyde diğerleriyle kız muhabbetleri.ya allahım bunu kadar eziyet olamaz ya . hissetmediğin duygular hakkında çeşit çeşit yalan uyduruyorsun.
     


         Ay neyse amma konuştum.valla insanın çok fazla konuşacağı kişi olmayınca böyle içini dökecek birileri   arıyor.sonra böyle bloglara patlıyor.neyse söyliyim hepiniz öpüldünüz.